yürüyüş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yürüyüş etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18.05.2011

Dezenformasyona karşı mailimi aldın mı? #BiTiKbasin


Biliyorsunuz ki 15 Mayısta yaptığımız yürüyüş basında doğru düzgün yansıtılamadı. Akabinde de dezenformasyon çabaları başladı. Demek ki o yürüyüş belli çevrelerde ciddi bir tedirginlik yaptı ki panikle belden aşağı saldırılara girişiliyor. Aferin bize!

Neler var mesela:
- Radikal yazarı Akif Beki'den inciler
- Zaman yazarı Ekrem Dumanlı'dan rantçı olduğumuz üzerine saçmalamalar ve saçma sapan STKların filtreyi desteklemesi ve CHP'nin yürüyüşe yönetici desteği verdiği yalanı
- Star muhabiri Ebru Baran'dan rantçılık üzerine bir ve dünyadaki filtre uygulamaları üzerine iki. Bu arada kendisinin twitterını incelerseniz, 15 Mayıs yürüyüşüne katıldığını da göreceksiniz.
- Sabah yazarı Nazlı Ilıcak'tan "sansür yok" yalanıyla bir başka dezenformasyon örneği
- Haber 7'de bir diğer deli saçması argüman, yine ne dediğimizi anlamayan biri
- Vakit bildiğiniz gibi zaten, şaşırmadık. Samanyolu ve Yeni Şafak ise Star Gazetesi'ndeki yazıyı copy paste etmiş.

Gördüğünüz gibi, "filtre yok" argümanı başı çekiyor, "biz bir sansür uygulamıyoruz ki" diyenler var. Sanki tek dert 22 Ağustos'muş da, bunca zaman 12 bin site kapatılmamış gibi. İşin o kısmını atlayıp sadece 22 Ağustos'a odaklanılmak isteniyor, orada da işi üstü kapalı geçerek, insanları yanıltmaya uğraşıyorlar. Rant vs. mevzuları ise alabildiğine geyik.

Biz ne yapacağız?

İkinci yürüyüş olacak elbette ve daha da kalabalık gideceğiz. Yine sadece %100 sivil bir hareket olarak. Ama o tarih gelene kadar,  elbette ki etrafımıza filtrenin ne olduğunu, derdimizin ne olduğunu, sansür nediri, bugüne kadar olan biteni anlatmaya devam edeceğiz. Şurada çok basit bir anlatım var mesela. Bir de çocuklar porno seyretsin demediğimizi, porno görmek istemeyenin BEDAVA OLARAK temin edebileceği bireysel filtre yazılımlarını kurabileceğini bir daha, bir daha tekrarlayacağız. Devlet eliyle filtrelemenin sansürün ta kendisi olduğunu bıkmadan söyleyeceğiz.

Bunun dışında artık şirazesi iyice kaymış basına da tepkimizi "kendi çöplüğümüzde" bir gösterelim diyoruz.

Yani ne yapıyoruz:
1. Yukarıda örneklerini gördüğümüz yazılardan hangisi bizi en çok delirttiyse ona, tepkimizi anlatan düzgün ama sert bir mail yazıyoruz, bir de yürüyüşten  etkileyici bir fotoğraf seçiyoruz.
2. Bunu -to: yazar, cc: yazı işleri - olmak üzere ilgili gazeteye gönderiyoruz.
3. Gönderdiğimiz maili tepki hareketine dair, ne yapılacağını anlatan küçük bir paragraf ya da buraya link vererek blogumuzda SEO için uygun etiketleri vererek yayınlıyoruz.
4. Twitter'dan örneğin radikal'e yazdıysak "mailimi aldın mı @radikal" yazıp, blog linkini gönderiyoruz, iki de hashtag ekliyoruz #BiTiKbasin #BiTiKradikal
4. Yazıyı facebookumuzda da yayınlıyoruz. Hatta bu gazetelerin page'lerinde twitterdaki gibi link veriyoruz eğer duvarları açıksa:  "mailimi aldın mı @radikal"
5. Sonra bunu diğer sinirlendiğimiz gazete için de yapıyoruz.

Amaç internetin sunduğu her kanaldan tepkimizi göstermek. Bunun için, ben de gazetelerin yorum sayfasına "Mailimi aldın mı" yazıp link vereceğim derseniz o da olur. Aklınıza gelen diğer internet mecraları da olur. Amaç her yeri ama her yeri kaplamak.

Örnek yazı burada.

REHBER

Radikal
Ana Sayfa:
http://www.radikal.com.tr

Mailler (@radikal.com.tr ekleyiniz)
To: akif.beki
Cc: bulent.mumay, cinar.oskay, hakan.celenk, gokce.aytulu, ali.topuz, muhittin.danis

Twitter:
twitter.com/radikal

Hashtag:
BiTiKradikal, BiTiKbasin

Star
Ana Sayfa:
http://www.stargazete.com/

Mailler (@stargazete.com ekleyiniz)
To: ebaran
CC: editor@stargazete.com, mkaraalioglu, mkelkitlioglu, dertugrul, bbelbek, yozer, ckardas, mkara

Twitter:
twitter.com/stargazete
twitter.com/ebru_baran

Hashtag:
BiTiKstar, BiTiKbasin

Zaman
Ana Sayfa:
http://www.zaman.com.tr

Mailler (@zaman.com.tr ekleyiniz)

To: e.dumanli
Cc: info@zaman.com.tr, m.kamis, v.ayhan, a.akkus, h.dikmen

Twitter:
twitter.com/zamancomtr
twitter.com/dumanlie

Hashtag:
BiTiKzaman, BiTiKbasin

Bunlar öncelikle şu 3 gazete için, bunun dışında diğerlerine de tabii ki yollayabiliriz. Mail adresleri genelde yazıların altında var. Bunun dışında bir kısım yazara twitter'dan da ulaşılabiliyor. Hashtagi yazıyı gönderdiğiniz gazeteye göre revize edersiniz.

Görsel: Görkem Keser

16.05.2011

İstanbul'da bir pazar...

15 Mayıs 2011 Deklarasyonu

Temel Hak ve Özgürlükler Engellenemez

1. İnternet kullanıcılarının ifade özgürlüğü ve bilgiye erişim hakkı engellenemez.

Güvenli İnternet Filtreleme Uygulaması Kaldırılmalıdır

2. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, 22.02.2011 gün ve 2011/DK-10/91 sayılı düzenleyici işlemi yasal dayanaktan yoksundur. Yasal dayanağı olmayan işlem BTK’ya yasalarda öngörülmeyen bir yetki vermektedir. Aynı zamanda düzenleyici işlem Anayasa ve Uluslararası Sözleşmelerle korunan temel hak ve özgürlükleri doğrudan kısıtlamaktadır. Uluslararası kuruluşlar tarafından açık ve filtresiz İnternet erişimi temel bir insan hakkı olarak görülmeye başlanırken, filtreli İnternet Türkiye’de “standartlaştırılmaya” çalışılmaktadır.

3. BTK Başkanı’nın standart profilin mevcut profil olduğu, isteyenin filtrelemenin dışında kalabileceğine ilişkin açıklamaları doğru değildir. Hali hazırda standart profil diye bir kavram olmadığı gibi filtreleme de söz konusu değildir. Yeni gelen mekanizma ile filtreleme sistemi dışında kalmak mümkün olmayacaktır. Yetkililer gerçekten samimi iseler filtreleme olmayan bir alternatifi İnternet kullanıcılarına sunmak zorundadırlar.

4. Filtreleme sistemi ile izleme yapılmayacağına dair açıklamalar da güven vermekten uzaktır. Şüphesiz filtreleme sistemi ile her bir kullanıcının tek tek izleneceği iddia edilmemektedir. Ancak herkes filtreleme sistemine tabi olduğunda potansiyel olarak tüm kullanıcıların idarenin uygun gördüğü zamanda izlenmesinin yolu açılmış olacaktır. Devletin insanların evlerini izlemeye hakkı olmadığı gibi İnternetini de izlemeye hakkı olmamalıdır.

5. 22 Ağustos 2011 tarihinde yürürlüğe girecek olan BTK filtreleme uygulaması kullanıcılar tarafından öngörülebilir değildir, keyfidir, ve yapısal olarak bir kontrol ve sansür mekanizmasıdır. Filtreleme sistemi çerçevesindeki profillerden hangi sitelere erişim engelleneceği konusundaki kriterler kullanıcılara bildirilmemiştir. Filtreleme listelerinin oluşturulması için tam yetki BTK tarafından yine BTK’ya verilmiştir. Halihazırda uygulamada bulunan 5651 sayılı yasanın yol açtığı aşırı engellemenin ötesinde şimdi BTK tamamen keyfi tercihlerle yüzbinlerce İnternet sitesini ulaşılamaz hale getirecektir. Hukuka aykırı, ölçüsüz ve keyfi idari işlem demokratik hukuk devletinde kabul edilemez.

6. Türkiye’nin üyesi olmaya çalıştığı Avrupa Birliği, üyesi olduğu Avrupa Konseyi ve AGİT’e üye devletler içinde kullanılması zorunlu benzer bir devlet politikası bulunmamaktadır. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi kamu otoritelerinin genel engelleme ya da filtreleme önlemleriyle, kamu bilgilerine erişimi ve İnternette sınır tanımayan diğer iletişimi kesintiye uğratmamaları gerektiğinin altını önemle çizmiştir, ve devletin ön denetimine dayalı bu ve benzeri uygulamalar kesinlikle kınanmalıdır ifadelerini kullanmıştır.

7. Daha önce erişim engelleme kararlarında olduğu gibi yetkililer hukuken gerekçelendiremedikleri kararlarını ilgisiz ülke örneklerini kullanarak meşrulaştırmaya çalışmaktadırlar. Neden seçildiği anlaşılmayan bu ülke politikalarının aktarımında da kasıtlı saptırmalar yapılmaktadır. Israrla başkalarının hayatlarına müdahale etme isteğinde bulunan idari yetkililerin meşruiyetlerini dünyadaki olumsuz örneklerde araması kabul edilemez.


Çocukların Zararlı İçerikten Korunması için Öngörülen Devlet Politikası Yetişkinleri Etkilememelidir

8. Gerek Avrupa Birliği gerekse Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Komisyonu çocuklar gibi zarar görmesi mümkün grupları korumak için yasal önlemler almaktansa öz-denetim yollarına gidilmesini teşvik etmektedir. Bu bağlamda, yine her iki örgüt de çocukların erişimi için uygun olmadığı düşünülen ve hukuka uygun içeriğe yetişkin kullanıcıların ulaşmasını engellemeyecek önlemler alınmasının önemini vurgulamıştır. Bu nedenle, üye ülkeler ev ve okul bilgisayarları ile İnternet kafelerde filtre programlarının kullanılmasını teşvik etmeli ama devlet düzeyinde ülke çapında zorunlu filtreleme girişimlerinden her ihtimalde kaçınmalıdır. Eğer filtre kullanımı aileler tarafından gerekli görülüyorsa, bu kullanım bireyler tarafından kendi kişisel bilgisayarları üzerinde gerçekleştirilmelidir.

Açık, Şeffaf ve Katılımcı Politikalar Geliştirilmelidir


9. TİB’in ısrarlı taleplere rağmen erişime engellenen sitelerle ilgili istatistikleri açıklamaması, idarenin şeffaflıktan uzak ve keyfi tercihleri politikasını belirleme konusunda ana yöntem olarak seçtiğini ortaya koymaktadır. Hükümet, mevcut politikası ve uygulamaları yerine çocukları gerçekten zararlı İnternet içeriğinden korumak için yeni bir politikayı katılımcı bir şekilde geniş kamuoyu desteği (sivil toplum, akademi, ve özel sektör) ile geliştirmelidir. Ancak bu yeni yapılanma, çoğunluğun ahlaki değerlerini diğerlerine dayatacağı bir çalışma olmamalıdır. Bu açıdan, BTK Başkanı’nın filtreyi meşrulaştırmak için kullandığı “Anadolu’nun ücra köşelerinden mütedeyyin insanların şikâyetini görmezden gelemeyiz” ifadesi kabul edilemez. İdarenin tüm Türkiye’ye Anadolu’nun muhafazakar değerlerini dayatma gibi bir görevi ve yetkisi yoktur. İnternet düzenlemesine ilişkin yeni politika, ifade özgürlüğüne ve yetişkinlerin her türlü İnternet içeriğine erişim ve tüketim haklarına saygı temelinde geliştirilmelidir. Bu ilkeleri içeren yeni politika, şeffaf, açık, katılımcı ve çoğulcu bir yöntemle belirlenmeli ve hayata geçirilmelidir.

11.05.2011

Internetime Dokunma! #15Mayis #22agustos


İnternetime Dokunma!

Büyük güne çok az kaldı, hazırlıklar tüm hızıyla sürüyor. İşte taze taze bannerlar, sitenize, blogunuza ekleyiniz ki duymayan kalmasın!

300x250 px'lik birbirinden güzel bannerları: yürüyüş sitesine http://internetimedokunma.com/2011/05/15-mayis-2011-sansure-karsi-yuruyus/ adresine yönlendiriyoruz.

Katılımınıza ve desteğinize şimdiden teşekkürler ve 15 Mayısta görüşmek üzere.














5.11.2009

Bobiler'den internet sansürüne karşı Taksim'e sanal yürüyüş.

"internette sansürü protesto için taksim'e çıkılmasına. 1 milyar kişi olduktan sonra pıt pıt pıt tbmm'ye yürüyecegiz." diyor bobiler. Süper fikir, sanal bir sansürü protesto için sanal bir ortamı kullanmak. Ama gerçekten kullanmak lazım. Yani bu yürüyüşün sonrasında bunu duyurmak, bir şeyler yapmak, kaç kişi katıldı etti, rapor etmek, PR'ını yapmak ve sadece öyle bi enteresanlık, bi cinfikirlilik olarak kalmasına izin vermemek gerek. Yazık edilmeyecek kadar şahane bi fikir zira. Bence öyle yani.

Tıklayın: http://taksim.bobiler.org/

Ya da yürüyün: